Yayınlar

Kitap istekleri için forumu kullanın

Nikolay Vasilyeviç Gogol - Üç Öykü

Nikolay Vasilyeviç Gogol - Üç Öykü



Yaklaşık bir buçuk yüzyıl sonra Gogol hala okurlarını büyülemeyi sürdürüyor. Bu ciltte yer alan dört kısa öyküsünde Palto, Burun, Fayton Gogol'un fantastik, komik ve tepeden tırnağa Rus karakterleri karşınıza çıkıyor: Burnunu kaybeden 8. derece memur, yepyeni bir palto yüzünden tüm yaşamı altüst olan ezilmiş devlet memuru ve bir köpeğin arkadaşına mektupları okuduğuna inanan komik bir deli...




Nikolay Vasilyeviç Gogol - Ölü Canlar

Nikolay Vasilyeviç Gogol - Ölü Canlar




N kentinin il merkezindeki otellerden birinin avlu kapısı, oldukça güzel, küçücük yaylı bir arabaya; bekarların, komutanların ve emekliye ayrılmış yüzbaşıların, yüz canlı çift çubuk sahiplerinin, kısacası orta halli bütün insanların kullandıkları arabalardan birine açıldı. Araba ne güzel ne çirkin ne şişman ne zayıf ne genç ne de yaşlı denemeyecek bir bey tarafından kiralanmıştı. Onun kente gelişi, kimsenin umurunda olmadı. Sadece, otelciğin karşısındaki bir meyhanenin kapısının önünde duran halktan iki adam, yolcudan çok araba üzerine biraz konuştular.

''Şuna bak! Ne tekerlekler!'' dedi biri. ''Sence bu tekerlekler Moskova'ya kadar gider mi?''

''Elbette! Hem de nasıl gider.'' dedi diğeri.



Nikolay Vasilyeviç Gogol - Taras Bulba

Nikolay Vasilyeviç Gogol - Taras Bulba



Nikolay Vasilyeviç Gogol (1809-1852): Ukrayna'da, orta halli toprak sahibi bir ailede dünyaya geldi. Çocukluğunu etkileyen köy yaşamı ve Kazak gelenekleri eserlerine yansıdı, Ukrayna halk kültürünün ögeleriyle işlenmiş öyküler yazdı. Mizah anlayışı, gerçekçi tutumu ve canlı anlatımıyla Rus edebiyatında önemli bir yeniliğin öncüsü oldu. Ölü Canlar adlı romanı feodal toprak mülkiyeti ve serfliği ele alan bir başyapıttır. Büyük bir komedi olan Müfettiş adlı oyununda yozlaşmış bürokratları acımasızca alaya almıştır. Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları, Petersburg Öyküleri ve Mirgorod Öyküleri'nde mizahın yanı sıra, yaşam karşısında karamsarlık ve dünyanın kötülüğü üzerine düşüncelerini ortaya koydu.




Nikolay Vasilyeviç Gogol - Palto

Nikolay Vasilyeviç Gogol - Palto



Toplumsal hayatın kıyısında yer alan "silik" bir karakterin, Akakiy Akakiyeviç adlı sıradan bir "devlet memuru"nun trajikomik hikâyesi anlatılıyor Gogol'ün Palto'sunda. Trajik olanla komik olanın ustaca bir araya getirildiği bu hikâye, gerek Rus edebiyatını gerekse dünya edebiyatını yarattığı karakter itibariyle derinden etkilemiştir. Modern hayatın bürokratik mekanizmaları içine çekilmiş, para sıkıntısı çeken, işini kaybetmekten ürken, çevresindeki insanlar tarafından sürekli aşağılanan, ezilip hor görülen bir memurdur Akakiyeviç. Kendini gerçekleştirdiği tek eylemse, "şevkle" yaptığı işidir: 

Bu işte, yani mektupları temize çekme işinde sadece kendine ait, değişik, hoş bir dünya bulurdu. İşini yaparken duyduğu mutluluk yüzünden okunurdu; bazı harfler gözdesiydi ve sıra bu harfleri yazmaya geldiğinde kendinden geçer, gözlerini kırpıştırır, gülümser ve sanki dudaklarıyla kalemine yardım ederdi. Yüzüne bakınca kaleminin ucundan hangi harfin dökülmekte olduğu kolayca anlaşılırdı.

Kara kışın soğuğundan korunmak için bir paltoya ihtiyaç duyan Akakiyeviç'in, bu paltoyu güç bela edinmesiyle birlikte bütün hayatı altüst olur, komik olan yerini trajik olana bırakır… 




Nikolay Vasilyeviç Gogol - Evlenme Kumarbazlar

Nikolay Vasilyeviç Gogol - Evlenme Kumarbazlar



Nikolay Vasilyeviç Gogol (1809-1852): Ukrayna'da, orta halli toprak sahibi bir ailede dünyaya geldi. Çocukluğunu etkileyen köy yaşamı ve Kazak gelenekleri eserlerine yansıdı, Ukrayna halk kültürünün öğeleriyle işlenmiş öyküler yazdı. Mizah anlayışı, gerçekçi tutumu ve canlı anlatımıyla Rus edebiyatında önemli bir yeniliğin öncüsü oldu. Dikanka Yakınlarında Bir Çiftlikte Akşam Toplantıları, Petersburg Öyküleri ve Mirgorod Öyküleri'nde mizahın yanı sıra yaşam karşısında karamsarlık ve dünyanın kötülüğü üzerine düşüncelerini ortaya koydu. Ölü Canlar feodal toprak mülkiyeti ve serfliği ele alan bir başyapıttır. Gogol, en beğenilen komedilerinden biri olan Evlenme'de çöpçatanlık geleneğini ve damat adaylarının şahsında toplumun hemen her sınıfını alaya alır. Kumarbazlar'da ise usta kumarbazların zekâ ve ustalık dolu entrikalarını kusursuz bir kurgu ve keyifli bir dille aktarır.



Nikolay Vasilyeviç Gogol - Akşam Toplantıları

Nikolay Vasilyeviç Gogol - Akşam Toplantıları



Nikolay Vasilyeviç Gogol (1809-1852): Klasik Rus Edebiyatı'nın Puşkin'le birlikte en önemli iki kurucusundan biri olan Gogol, gerek Müfettiş (oyun) ve Ölü Canlar (roman), gerekse üç kitapta topladığı öyküleri düşünüldüğünde, gerçekten de 19. yüzyılın en önemli anlatıcılarından biridir. 

Kitap, Akşam Toplantıları ise bu etkileyici yazarın öykü toplamının ilk halkasını oluşturmaktadır.




Nihat Genç - İhtiyar Kemancı

Nihat Genç - İhtiyar Kemancı



"İnanılır gibi değil, inat etti, kalabalığın tanıdığı tek bir şarkı çalmadı. Tek bir neşeli parça da çalmadı.

Oysa müşteri toplayabilmek için pekâlâ günün modası şarkılar çalmalıydı. Artık kırılacak, çıtırdayacak izlenimi veren, kurumuş ve tozlanmış kemanının kokusu, yuvarlak köşeleri, yıllarca kitap arasında saklanmış, yaprakları yapışmış bir çiçek gibi. Bazen, nesli tükenmiş şık mantolu, yaşlı, ruj sürmüş ihtiyar kadınlar önünde durur, hıçkırarak ağlardı. Kendisi ağlamaz. O soğuk, paslı demir gibi yaşlı yüzlere, kelebek simi işliyor gibi, çok ciddi! Ama, geç vakit toplanıp giderken, kurumuş göz pınarlarının üstünde parlayan tuz parçaları görürdüm. Çok dalgalanmış deniz gibi. Ölümsüzlük istiyorsak o tuzdan biriktirmeliyiz."



Nihat Genç - Arkası Karanlık Ağaçlar

Nihat Genç - Arkası Karanlık Ağaçlar



"Eski püskü elbiselerini çıkartsak, etli kalın dudakları, iri gözleri, eti, dişi bir sertlikte coşuyor. Bütün yoksulluğun kökünü kazıyan bir koşuşturma, masalarda fır dönmesi, gözü dönmüş gibi koşarak çalışması, nefes nefese para üstü alıp vermesi, herhalde dünyanın bütün ülkelerinde güzeldir. Ama, bu her zabıtayla karşılaşmasında 'ağlaması' korkunç, katil bir adam yapıyor beni. Oysa, sokağın kafatasına, yaka paça, vura vura çalışan bu kadınların ekmeğini nasıl olsa taştan çıkartırım diyen kör inançlarında tatlı ve sonsuz bir şehvet gizli, işte bu halkın derinindeki bu güce aşığım..."

Nihat Genç, bu sefer daha sakin, onu en fazla coşturan şeyi yapıyor: İnsanların, gerçek insanların hikayelerini anlatıyor. Küçük insanları kahraman gören bir görüşle... Yokluktan yoksulluktan, çirkinlikten, hoyratlıktan, kötülükten bir acayip "iyi" enerji üreterek... Hayata tutunma yorgunluğu, varolma hüznünün verdiği tuhaf azmi, boşvermişliğin coşkusunu, sessiz sedasızlığın kendine has gevezeliğini anlatıyor. Onun yazarlığındaki marifet, bu saklı cevherleri, bu olağan mucizeler bulup çıkartabilmek değil mi zaten? Nihat Genç, bu kitapla, en iyi yaptığı işi yapıyor...



Nicolae Jorga - Osmanlı İmparatorluğu Tarihi (5 Cilt)

Nicolae Jorga - Osmanlı İmparatorluğu Tarihi (5 Cilt)




Kuruluşdan 1912'ye Kadar Osmanlı Tarihi

En Büyük Üç Osmanlı Tarihi'nden Biri Olan Jorga Tarihi 96 Yıl Sonra Türkçe Olarak Karşınızda!...

Nicolea Jorga Romanya'nın gelmiş geçmiş en büyük tarihçisi sayıldığı gibi, eserleri çeşitli dillerde, Almanya, Fransa İtalya ve ABD'de defalarca basılmış, dünyaca tanınmış bir tarihçidir. Almanca beş ciltlik Osmanlı İmparatorluğu Tarihi (1300-1912), daha önce yazılmış belli başlı genel Osmanlı tarihleri (J. von Hammer ve J.W. Zinkeisen) yanında yeni ve kapsamlı bir yaklaşımı temsil eder. Herşeyden önce Jorga'nın Osmanlı Tarihi, önyargılardan oldukça kurtulmuş, belgelerin tanıklığına öncelik veren ciddi bir tarihçinin eseridir. Jorga'ya göre Osmanlı tarihi, "dünya tarihinin parlak bir bölümü"nü temsil eder. Jorga'nın şimdiye dek kullanılmamış kaynaklara dayanan Osmanlı tarihinin orijinalliği, Türkiye'de erkenden takdir edilmiş, ancak Türkçe'ye çevrilmesi gecikmiştir. Soruları ortaya koyan, yaratıcı bir tarihçi olarak Jorga'nın özelliğini en iyi Gh. Bratianu şu sözlerle ifade etmiştir: "Jorga'nın yazdığı her satır bir fikir tohumu taşır; araştırılacak problemler ortaya atar ve okuyanda ilgi uyandırır; bunlar olmadan hiçbir tarih eseri canlı bir bilim dalı olamaz, ölü bir söz olarak kalır".



Nicolae Jorga - Kanuni Sultan Süleyman - Yenilmez Türk

Nicolae Jorga - Kanuni Sultan Süleyman - Yenilmez Türk


Osmanlı padişahları içerisinde en bilineni hiç şüphesiz Kanuni Sultan Süleyman'dır. 46 yıl süren hükümdarlığının izleri günümüze kadar gelmiştir.

Kanunî Sultan Süleyman döneminde doğu sınırlarının fazla tehdit almaması ve Avrupa'da gelişen şartlar sebebiyle asıl hedef batı olmuştu. 

Kanuni'den itibaren Osmanlı İmparatorluğu, Avrupa için gerçek bir tehlike oldu. Kanunî Sultan Süleyman döneminde Almanya içlerine kadar ilerlenmesi, Avrupa'da büyük bir korkuya sebep olduğu gibi "Yenilmez Türk imajını" da oluşturdu.

Kanunî dönemi o kadar parlaktı ki 17. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun içine girdiği buhranlı yıllarda, ıslahat layihası kaleme alanlar Kanunî dönemini dönülmesi gereken "Altın Çağ" olarak göstermişlerdi. Kanunî dönemi her yönden İmparatorluğun zirvesi olmasa da padişahın 46 yıl süren hükümdarlığı ve dünya siyasetine yön vermesiyle Osmanlı İmparatorluğu'nun en göz alıcı dönemidir.

Jorga, Kanunî'yi "Hiçbir Osmanlı Sultanı, Osman Bey'in halefi, padişah ve halife olarak sahip olduğu bilinci, onun kadar ihtişamla taşımadı" şeklinde değerlendirir. Jorga'nın Osmanlı Tarihi'nin Kanunî Sultan Süleyman ile ilgili bu kısmı birçok ana kaynağa dayanılarak hazırlanmış ve Kanunî döneminde Osmanlı İmparatorluğu'nu teferruatlı olarak anlatan bir eserdir.



Niccolò Machiavelli - Hükümdar

Niccolò Machiavelli - Hükümdar



Bugün hâlâ reel politiğin kutsal kitabı gözüyle bakılan Hükümdar, strateji uzmanları, iş insanları ve politik hayvanlar tarafından tehlikeli bir dünyada iktidarı ele geçirmenin, geçirdikten sonra da muhafaza etmenin nihai rehberi olarak okunmaya devam ediyor.


Tarih boyunca bazı kitaplar dünyayı değiştirdi. Bununla kalmayıp; bizleri ve birbirimizi görme biçimimizi etkiledi. O kitaplar ki tartışmalara, muhalif fikirlere, savaş ve devrimlere esin kaynağı oldular. Aydınlattılar, harekete geçirdiler, kışkırttılar, teselli ettiler. Yaşamımızı zenginleştirdiler ve bizleri ayrı ayrı kendi yaşamlarımızı sorgulamaya yönelttiler. Şimdi Kafka Kitap sizlere uygarlığı sarsan, insanlık tarihine yön veren ve kendimizi keşfetmemize yardım eden fikirleriyle; büyük düşünürlerin, çığır açanların, radikallerin ve ileriyi görenlerin eserlerini sunuyor. 




Niccolo Machiavelli - Prens

Niccolo Machiavelli - Prens



Bir prensin cömertliğine mazhar olmak isteyenler, adet olduğu üzere onların karşısına değerli şeylerle ya da onların hoşlarına gidecek hediyelerle çıkmışlardır. Bu nedenle, atlar, zırhlar, altından kumaşlar, değerli taşlar ve prenslerin büyüklüğüne layık pahalı hediyeler sunarlar. Ben de huzurlarınıza sadakatimi gösterecek bazı şeylerle çıkmak isterdim; ancak sahip olduğum şeyler arasında, büyük insanların eylemlerinin bilgisi, günümüz işlerinin deneyimlerinden ve Eski Çağ'a yönelik sürekli okumalarımdan edindiğim bilgilerden daha değerli bir şey bulamadım. Dikkatli bir şekilde, sabırla düşünüp taşındığım bilgileri sizin büyüklüğünüze layık bulmasam da, benim size sunabileceğim en iyi hediyenin, benim uzun yıllar süresince ve pek çok zahmet ve tehlikeler pahasına öğrendiklerimi ve bildiklerimi siz çok kısa zamanda sağlayacak olması göz önüne alındığında kitabımı nezaketle kabul edeceğinizi umuyorum...
(Arka Kapak)




Neil Gaiman - Yıldız Tozu

Neil Gaiman - Yıldız Tozu




"Mucizelerle dolu bir hikaye... Gaiman yeni gelenekte bir peri masalı ortaya çıkarmak için son derece zengin bir dil, doğal bir bilgelik, iyi bir mizah ve biraz da karanlık kullanıyor."
- Publishers Weekly

Kadim İngiltere'nin huzurlu tarlaları ve çayırlarında, bir granit çıkıntısının üzerinde 600 yıldır duran küçük bir köy vardır. Hemen doğuda köye ismini veren upuzun bir taş duvar yükselir. İşte burada, Duvar Köyü'nde, genç Tristran Thorn kalbini, akıllara zarar veren güzellikteki Victoria Forester'a kaptırır. Ve işte burada, yepyeni bir Ekim arifesinde, Tristran aşkına bir söz verir - bu öyle hızlı edilmiş bir yemindir ki, onu duvardaki tek gedikten dışarı, çayırların ötesine ve hayatının en heyecanlı macerasına yollayacaktır. 
"Gaiman hikaye dünyasının zengin bir kaynağı ve bizler her açıdan ona sahip olduğumuz için şanslıyız."
- Stephen King

"Yetişkinler için aşk, tehlike, arkadaşlık, büyü ve macerayla dolu bir peri masalı. Nüktedanlık ve zeki bir üslupla bezeli bu kısa roman insanda çok güzel bir memnuniyet yaratıyor." 
- Detroit Free Press




Neil Gaiman - Yolun Sonundaki Okyanus

Neil Gaiman - Yolun Sonundaki Okyanus



Bir kelebeğin kanatları kadar narin ve hüzünlü.
Karanlıktaki bir bıçak kadar tehditkâr ve korku verici.

Neil Gaiman, sarsıcı eseri Yolun Sonundaki Okyanus'ta, insanı insan yapan tüm duyguları ortaya çıkarmakla kalmayıp, okurlarını onları çevreleyen karanlıklardan korunmaları için geçmişin sığınağına davet ediyor.

Hikâye, kahramanımızın çocukluğuna dönmesi ve evinin yanındaki gölün aslında bir okyanus olduğunu iddia eden Lettie Hempstock'a dair anılarının canlanmasıyla başlıyor. Bu andan sonra; küçük bir çocuğun fazlasıyla ürkütücü, garip ve tehlikelerle dolu geçmişine doğru bir kapı açılıyor.

Artık, yolun sonunda neyle karşılaşacağını kahramanımız da bilmiyor…




Neil Gaiman - Mezarlık Kitabı

Neil Gaiman - Mezarlık Kitabı



Arkadaşlarının Bod diye hitap ettiği Nobody Owens normal bir çocuktur. Eğer bir mezarlıkta yaşamasaydı, hayaletler tarafından büyütülüp yetiştirilmeseydi ve yanında ne canlıların ne de ölülerin dünyasına ait olan sadık bir koruyucusu olmasaydı, Bod tamamıyla normal olurdu.

Bir çocuk için mezarlıkta tehlikeler ve maceralar vardır: tepenin altındaki çok yaşlı Çivit Renkli Adam, gulyabanilerin terk edilmiş şehrinin bulunduğu çöle açılan bir geçit, korkunç bir tehdit saçan tuhaf Bekçi... Ama Bod mezarlıktan ayrılırsa, ailesini de öldürmüş olan Jack denen adamın saldırısına uğrayacaktır...

"Sınırlar her zaman vardır, mezarlık ile onun ötesindeki dünya arasında, hayat ile ölüm arasında ve onların kesiştiği yerde."
-Neil Gaiman-

"Bir çocuğu büyütmek için koca bir mezarlık gerekir. Bu kitapta en keyif aldığım şey, Bod'un kendi güzel ve harap mezarlığında ölü ve canlı arkadaşlarıyla büyümesini görmekti. Mezarlık Kitabı Neil Gaiman'ın bir başka şaşırtıcı ve harika eseri..."
-Audrey Niffenegger, Zaman Yolcusunun Karısı'nın yazarı-

"Açıkçası, Mezarlık Kitabı Neil Gaiman'ın şimdiye kadar yazdığı en iyi kitap. Kendisinin, büyüleyiciliği, cana yakınlığı, korkutuculuğu ve dehşeti tek bir fantezide toplamayı nasıl başardığını asla öğrenemeyeceğim, ama ihtişam dolu bir iş çıkardığı kesin..."
-Diana Wynne Jones, Howl's Moving Castle'ın yazarı-



Neil Gaiman - Anansi Çocukları

Neil Gaiman - Anansi Çocukları



Karanlık, korkutucu ve büyülü dünyalara eğlence, mizah ve samimiyetle bambaşka bir tat kazandıran Neil Gaiman, bu kez okurunu, yeryüzü üzerinde söylenegelen tüm öykülerin sahibi örümcek-tanrı Anansi'nin ve çocuklarının macerasına kulak vermeye çağırıyor.

Her şey Şişko Charlie'nin, ölen babasının aslında bir tanrı olduğunu öğrenmesiyle başlar. Bu yetmezmiş gibi Şişko Charlie, Örümcek adında gizemli bir kardeşi olduğunu da öğrenir. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır; insanlar için de, tanrılar için de... 

Neil Gaiman, 1960 yılında İngiltere'de doğdu. Bugüne kadar pek çok fantazya romanı ve çizgi roman yazmıştır. Sandman serisi, Yıldız Tozu, Amerikan Tanrıları, Kıyamet Gösterisi, Yokyer ve Koralin ve Gizli Dünya yazarın öne çıkan eserlerinden başlıcalarıdır. Hugo, Nebula, Bram Stoker ve Newbery Medal gibi pek çok ödül kazanan yazar, hayranları tarafından edebiyat dünyasının 'rock yıldızı' olarak görülmektedir. (Hâlâ 1.80 boyundadır ve siyah tişörtler giymektedir.) 

Neil Gaiman'ın Anansi Çocukları romanı, British Fantasy Society'nin verdiği En İyi Roman ödülüyle Locus dergisinin verdiği En İyi Fantazi Romanı ödülüne değer bulundu.




Nedim Şener - Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları

Nedim Şener - Dink Cinayeti ve İstihbarat Yalanları




Cinayet Aydınlama Yoluna Girdikçe Hayatımızı Karartmaya Çalışıyorlar....

Dünyanın tüm kutsal kitaplarını da okusanız, tüm ideolojileri literatürünü de tarasanız her şeyi anlatan tek bir kelimeye ulaşıyorsunuz; Eşitlik Eşitlik yaşamayı onurlu kılan tek kelime. Adalet ise uğruna ölümü göze alacağınız bir kavram. İşte Hrant Dink cinayeti dosyasının bana öğrettiği şey bu iki kelime Eşitlik ve Adalet, herkes için hepimiz için. Dink cinayeti araştırması bu iki kavrama olan inancımızı yıkan yüz karamız. Yaşarken hakları korunmayan ve öldürüldükten sonra da cinayetinin üzeri yalanlarla örtülen Hrant Dink cinayeti aydınlanma yoluna girildikçe birileri çok huzursuz oluyorlar. İsimleri tek tek belirlendikçe tetikçi gazetecileri cinayeti aydınlatmaya çalışanların üzerine salıyorlar. Ama onların da yapacağı bir şey yok. Ve şimdi üçüncü baskısını yapan bu kitap cinayetin aydınlanması yolunda çok önemli bir işlev gördü. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 20 yıl hapis istemiyle yargılandım. Beraat ettim. 12.5 yıllık davalarım ise sürüyor. Ama bir gün gelecek mahkemeden kaçan kamu görevlileri de yargı önünde hesap verecek. Tüm faili meçhul cinayetlerin anahtarı olan Dink cinayeti tam olarak aydınlamadıkça ve bu görevliler hesap vermedikçe Türkiye'de kimse kendisini güvende hissedemez.




Nedim Gürsel - Şeytan, Melek ve Komünist

Nedim Gürsel - Şeytan, Melek ve Komünist



Yolları yirminci yüzyılın büyük yıkımlarını yaşamış Berlin'de kesişen üç kişi. Harp Okulu eski öğrencisi, eşcinsel ve komünist Ali Albayrak. Okuldaki ve Türkiye Komünist Partisi'ndeki lakabı "Melek"; hayran, hatta âşık olduğu Nâzım Hikmet'i ihbar eden raporlarındaki kod adı "Şeytan". Şehvet düşkünü şarkıcı İpek ve onunla tutkulu bir aşk yaşayan biyografi yazarı.

Siyaset ve şiddeti sorgulayan bu çokkatmanlı romanı bilinmeyen yönleriyle Nâzım Hikmet'in hayat hikâyesi olarak da okuyabilirsiniz, yirminci yüzyıl tarihiyle bir hesaplaşma olarak da...

Bir tren penceresiydi eskiden, şimdi bir "eski tüfek". Değil hızlı trenlerin, marşandizlerin bile uğramadığı bir istasyon. Öyle ıssız, terkedilmiş, karda kışta yapayalnız. "Son Otobüs"ü benzer duygularla yazmış olmalı Şair Baba, bunu şimdi daha iyi anlıyor. Burda, bu yaşta, buğulu camın karşısında tek başına otururken. Tek başına sayılmaz aslında, camdaki suretiyle birlikte demlenirken. Ancak şimdi, karlı bir Berlin gecesinde anımsarken geçmişi, yolun sonuna gelmişken. Mal bulmuş Mağribi gibi sevinmişti o şiiri Budapeşte'de ele geçirip Stasi'ye gönderdiğinde. Şair Baba'yla çıktığı tüm yolculuklar da o yolculuk gibi geride kaldı. Ankara, Bursa, Sofya, Leipzig, Moskova...



Necip Fazıl Kısakürek - İdeolocya Örgüsü

Necip Fazıl Kısakürek - İdeolocya Örgüsü




Koskocaman, top şeklinde bir yumak gibi iplik iplik sarılı, kangal kangal bükülü, ilk ucundan son ucuna kadar üstüste devşirili; dışarıya doğru lif lif dağınık ve içeriye doğru kol kol toplu, muhitte namütenahi çok ve merkezde namütenahi tek; ve nihayet gelmiş ve gelecek zaman boyunca bütün eşya ve hadiseler zeminini avlamaya memur bir fikir ağı halinde düğüm düğüm çerçeveli bir manzume... Yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriş manzumesi... İsmi de Büyük Doğu...





Necip Fazıl Kısakürek - Çile

Necip Fazıl Kısakürek - Çile



Gaiblerden bir ses geldi: Bu adam,
Gezdirsin boşluğu ense kökünde!
Ve uçtu tepemden birdenbire dam;
Gök devrildi, künde üstüne künde...
Pencereye koştum: Kızıl kıyamet!
Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı!
Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent,
Ok çekti yukardan, üstüme avcı.
Ateşten zehrini tattım bu okun.
Bir anda kül etti can elmasımı.
Sanki burnum, değdi burnuna (yok)un,
Kustum, öz ağzımdan kafatasımı.





Necip Fazıl Kısakürek - Tarih Boyunca Mazlumlar

Necip Fazıl Kısakürek - Tarih Boyunca Mazlumlar



Her milletten ve her cinsten mazlumları bir arada toplayıcı böyle bir eser, zannımca ilk defa tecrübe ediliyor.
Onu bana yazdıran saik, kitabın (Ve...) başlıklı on faslında kekelenmektedir. Öyle bir saik ki, bu, (Sokrates) ten (Ve...) ye kadar belki her satırdan tütmekte... Evet, bu eserin her satırını buğulayan bir ruh var ki, renk, şekil ve hacim gibi, mücerret manasiyle, bütün kitaba hakim... Öyleyse eserdeki "müşahhas"ların çoğu birer bahane; ve her şey, Allahın "İnsan ki, zalum ve cehuldur, emaneti kabul etti" fermanına uygun olarak, tarihi zulüm ve mazlumluk davasını ve buna en yakışanı göstermek için...
(Takdim'den)

IDéEFIXE'in notu: Kitapta konu edilen kişiler arasında, Sokrates, Saint Etienne, Saint Paul, Saint Pierre, Hz. Hasan, Hz. Hüseyin, İbn-üz Zübeyr, İmam-ı Azam, İmam-ı Malik, İmam-ı Hanbel, Ahmed İbn-i Nasr, Hallac-ı Mansur, Jeanne Darc, Cem Sultan, Calvin, Luther, Saint Barthelemy, Giordano Bruno, Genç Osman, 16. Louis, Marie Antuanette, Romanoflar, Abdülhamid bulunmaktadır.