Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mustafa Kemal Atatürk - Zabit ve Kumandan ile Hasbihal

Mustafa Kemal Atatürk - Zabit ve Kumandan ile Hasbihal



Mustafa Kemal Atatürk'ün yazarlığı, askerliği ve devlet adamlığının gölgesinde kalmıştır. Oysa ki Mustafa Kemal daha Harp Akademisi'nden mezun olduğu dönemlerde mesleki kitapçıklar yazdı, çevirdi. Devlet adamlığı döneminde de Nutuk'unun yanı sıra Yurttaşlık Bilgisi ve Geometri kitaplarını kaleme aldı, tarih ders kitaplarının bazı bölümlerini yazdı. 

Nuri Conker (1881-1937), Atatürk'ün mahalle, okul, meslek ve silah arkadaşıydı. Trablusgarp'ta, Çanakkale'de ve Kurtuluş Savaşı'nda beraberdiler. Yazdığı tek kitap olan Zabit ve Kumandan, Mustafa Kemal'in Hasbihal'i kaleme almasına vesile oldu. Cumhuriyet döneminde komutanlık, diplomatlık ve milletvekilliği görevlerinde bulundu.

1914... Osmanlı Devleti, Balkan ve Trablusgarp savaşlarından yeni çıkmıştır. Osmanlı ordusunun iki genç subayı, bu savaşlarda yaşanan başarısızlıklar üzerine kafa yormaktadır. İlkin Nuri Conker Zabit ve Kumandan kitabında, sorunları ve çözüm önerilerini gündeme getirir. Dostu ve meslektaşı Mustafa Kemal, bu kitabı okur okumaz, Zabit ve Kumandan ile Hasbihal'i kaleme alır. 

Birbirini bütünleyen ve pekiştiren bu iki kitabın başlıca temalarından biri iyi yöneticiliktir. Her ikisi de, ordunun yaşadığı başarısızlığın asıl çözüm adresi olarak, komuta kademelerini gösterir. Askerler için hem bilimsel birikimin hem de cesaret ve kendi başına karar alma başta olmak üzere, pek çok bireysel niteliğin önemini ve gereğini savunur. 

Ancak çok geçmeden Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı'na girince, Mustafa Kemal de kitabını bastırmayı ertelemek zorunda kalır. Buna karşılık iki dost, Çanakkale'de Anafartalar ve Conk Bayırı'nda, kitaplarında yazdıklarının sözde kalmadığını kanıtlar. Birlikleri zorlu muharebelerden büyük başarılarla çıkar.

Mustafa Kemal kitabını ancak, mütarekede döndüğü İstanbul'da, 1918 sonunda yayımlar. Kitabın basımından altı ay kadar sonra da Anadolu'ya geçerek İstanbul ile ilişiğini keser. Adı mütareke ve işgalle birlikte anılan Damat Ferit Hükümeti de kitabı toplattırarak imha eder.

Zabit ve Kumandan ile Hasbihal ilk baskısından sonra 1956'da, Hasan Âli Yücel tarafından İş Bankası Kültür Yayınları'nın ilk kitabı olarak yayımlanmıştır. Atatürk'ün doğumunun 125. yılı vesilesiyle hazırlanan bu yeni baskıda, Atatürk ve Conker'in kitapları bir araya geliyor. Üstelik özgün ve sadeleştirilmiş metinleri ilk kez karşılıklı sayfalarda bir arada...




Mustafa Kemal Atatürk - Nutuk

Mustafa Kemal Atatürk - Nutuk



"Söylev" yaşanmış bir efsanenin, bugüne ve yarına ışık tutan bir öyküsüdür. Her aşaması belgelenmiş, duygulara değil akla seslenen bir öyküdür bu. "Tek adam"ın giderek bir ulusla bütünleşmesinin ve evrenselle buluşmasının adım adım izlenilen bir öyküsüdür.

Geçmişten bugüne tutulan bu ışık niçin hâlâ güçlü? Niçin belki eskisinden de anlamlı ve önemli? Bunun iki temel nedeni var: Birincisi, zamanla birlikte belleklerden uzaklaşan bir geçmişin bugün için de çok önem taşıyor olması. İkincisi ise değişen dünyanın ve değişen Türkiye'nin koşullarının o anıtsal yapıdaki tarihsel çizgiyi doğrulamış bulunması...

Değişen koşullar... Evrenseli yakaladığı için eskimeyen, ölümsüzleşen bir başyapıt...
-Ahmet Taner Kışlalı-




Lord Kinross - Atatürk Bir Milletin Yeniden Doğuşu

Lord Kinross - Atatürk Bir Milletin Yeniden Doğuşu




"Bu kitap çağdaş Türkiye'yi yaratan ve tarihin akışını değiştiren büyük önder hakkındaki birçok bilgi eksiğini giderecek bir araştırma ürünüdür.
"İşte, şimdiye kadar yayınlanmış en kapsamlı 'Atatürk' incelemesi...'Atatürk büyüleyici ve gizemli bir kişilik olarak belleklerde kalıyor."
-The Times- 
"Son zamanlarda yayınlanmış yaşam öykülerinden pek azı Lord Kinross'un 'Atatürk'ü kadar başarılıdır. Bu yapıt şan ve şerefin insan biçimine girmiş unutulmaz anıtıdır."
-Sunday Telegraph-




Falih Rıfkı Atay - Çankaya

Falih Rıfkı Atay - Çankaya



"Haber vereyim ki Atatürk ne yaptığını, nasıl yapacağını, kimlere ne yaptıracağını, kimleri nerede nasıl kullanacağını bilen pek hesaplı bir adamdı. Yapmış oldukları üzerinde istediğiniz tenkidlerde bulunabilirsiniz. Fakat kendi varmak istediğine ulaşmaktan başka bir şey düşünmeyen, dostluklarının, yakınlıklarının, sözde sırdaşlıklarının üstünde bilhassa ''kendi kendine vefalı'' bir lider olduğu su götürmez bir gerçektir."
-Falih Rıfkı Atay-

Kurduğu Cumhuriyet'le adını tarihin şanlı sayfalarına yazdıran, Türk'ün ne olduğunu dünyaya gösteren, olağanüstü şartlarda ortaya çıkmış sıra dışı bir liderdi Atatürk. O, işgal edilmemiş yeri, zaptedilmemiş toprağı kalmayan bir milletin küllerinden doğmasına önderlik etti.

Büyük başarılara imza atmış Atatürk hakkında birçok kitap ve makale yazıldı. Atatürk hakkındaki her şey etraflıca tartışıldı, hâlâ tartışılıyor. Bu yazıların birçoğu ancak Atatürk öldükten sonra yazıldığı için, onu tanıyanların ilk elden verdiği bilgilerin kıymet-i harbiyesi daha önemlidir.

Falih Rıfkı Atay 1923'den 1938'e kadar Atatürk'ün yanında bulunmuş, onun yaşadıklarını bizzat kendisinden dinlemiş ve hatta birçoğuna şahit olmuş devrin önemli gazetecilerindendir. Çankaya Atatürk'ü doğumundan okul yıllarına, savaştığı cephelerden yaptığı inkılaplara, tartışma sofralarından insani yönlerine kadar her detayı anektodlara yer vererek anlatan muazzam bir çalışma.



Emre Kongar - Atatürk Devrim Tarihi

Emre Kongar - Atatürk Devrim Tarihi



Elimdeki kaynakları, dünyaya armağan ettiğimiz ve henüz ikinci bir benzeri üretilmemiş olan Türk Devrimi'ni anlamak ve anlatmak için birbiriyle iç içe geçmiş bir biçimde kullandım. Çözümlemelerim sırasında, resmi ideolojiye bağlanmak gibi bir kaygım olmadığı gibi, bu ideolojiyi yadsımak için özel bir çaba harcamadım. Tarihin gerçekleri neyse, onları kavramaya ve çağdaş toplumsal bilimlerin ışığı altında yeni çözümlemeler yapmaya çalıştım. 

Atatürk ile simgelenen Türk Devrimi, hem karşı-emperyalist bir eylemin, hem de Batılılık ideolojisinin bir bireşimi olduğu için, dünyada ikinci bir benzeri yoktur. Bu "biriciklik" bilimsel çözümlemelerde de zorluk yarattı. Tarihsel gerçeklere elimden geldiğince uygun bir aktarmayı, çağdaş bilimin bize verdiği yeni çözümleme modellerini gücüm yettiğince kullanarak yapmaya çalıştım. 




Doğu Perinçek - Kemalist Devrim - 5 Kemalizmin Felsefesi ve Kaynakları

Doğu Perinçek - Kemalist Devrim - 5 Kemalizmin Felsefesi ve Kaynakları



Kemalizmin felsefesi nedir, varlığın ve bilginin kökeni konusundaki görüşü?  Kemalizm, toplumların gelişmesini nasıl açıklıyor?  "Determinizm", "Pratik Maddiyetçilik", "Tarihsel Materyalizm"... Kemalizm, evrimci mi, devrimci mi? Kemalizmin millî ve milletlerarası kaynakları? Aydınlanma hareketinin, Büyük Fransız Devrimi'nin, Alman Materyalizmi ve Devlet Sosyalizminin, Narodnizmin ve Sovyet Devrimi'nin Kemalist Devrim üzerindeki etkileri? Pozitivizm ve Kemalizm? Doğu Perinçek, bilinmeyen belgeler ve kaynaklara dayanarak konuyu tartışıyor ve açıklığa kavuşturuyor






Atatürk - Nutuk

Atatürk - Nutuk



Temel ilke, Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu ilke, ancak tam istiklâle sahip olmakla gerçekleştirilebilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir millet, medenî insanlık dünyası karşısında uşak olmak konumundan yüksek bir davranışa lâyık görülemez.
Yabancı bir devletin koruyup kollayacağını kabul etmek, insanlık vasıflarından yoksunluğu, güçsüzlük ve miskinliği itiraftan başka bir şey değildir. Gerçekten de, bu seviyesizliğe düşmemiş olanların, isteyerek başlarına bir yabancı efendi getirmelerine asla ihtimal verilemez.
Halbuki, Türk’ün haysiyeti, gururu ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun daha iyidir!
Kurtuluş Savaşı'nın öyküsü.




Kurtuluş Savaşı Sırasında Türk Milliyetçiliği

Kurtuluş Savaşı Sırasında Türk Milliyetçiliği


Kurtuluş Savaşı sırasında, işgal altındaki İstanbul'dan Anadolu'ya geçerek savaş alanlarını bir ucundan öbür ucuna kadar dolaşmış, Anadolu'da olup bitenleri içinden görmüş sonra da Mustafa Kemal Paşa'ya kadar ulaşmış tek yabancı gazeteci, Berthe Georges-Gaulis adında bir Fransız kadın gazetecidir. Kendisi Fransız olduğu halde Türklerin vatanlarını düşman istilasından kurtarmak için ölesiye çarpışmalarını hayranlıkla izleyen bu kadın, 1921 yılında Paris'te yayınladığı bu kitabında Türk Kurtuluş Savaşında beliren Türk Milliyetçiliğini, savaşın Anadolu'nun içinden görünüşünü ve o günlerin Mustafa Kemal'ini anlatıyor.


Ali Mithat İnan - Atatürk'ün Not Defterleri kitabını indir

Ali Mithat İnan - Atatürk'ün Not Defterleri kitabını indir


Bu araştırma, içerik olarak bir kişinin not defterlerini; yani özel olarak tuttuğu notları konu almaktadır. Ama bu kişi, Anadolu toprakları üzerinde yaşayan Türk Milleti'nin XX. Yüzyılın ilk yarısında, yeniden doğuşunu sağlayan onurlu bir Milli Mücadele'nin mimarı, kahramanı, önderi olursak; artık bu defterlerdeki notlar, yalnızca o kişinin değil, Türk Milleti'nin tarihini ve dolayısıyla da dünya tarihini ilgilendiren önemli belgeler niteliğine kavuşmuş olur. 
Atatürk'ün yazısıyla notlar aldığı ve bazen de günlük olarak tuttuğu bu defterler üzerinde yapıları çalışmalarda, her defter tek tek; içerdiği konuları, şu anki durumları ve şekilleri yönünden tanıtılmış, defterlerdeki özel konulara pek inilmeden genel bir inceleme yolu izlenerek, önemli olayları kapsayanlar, diğerlerine oranla daha detaylı şekilde ele alınmıştır.



Ali Kuzu - Atatürk Din Düşmanı Değildi kitabını indir

Ali Kuzu - Atatürk Din Düşmanı Değildi kitabını indir


İstiklal Harbi günlerinde, Sakarya Meydan Muharebelerinin en kritik dönemlerinde, top seslerinin Ankara’dan duyulmaya başlandığı ve Büyük Millet Meclisi'nin Kayseri'ye nakledilmesinin bile düşünüldüğü günlerde, Atatürk, günlük çalışmalarının büyük bir kısmını yürüttüğü ve bugün müze olarak değerlendirilen Ankara Tren İstasyonu’ndaki evde, bir sabah erken kalktığı bir sırada Çavuş Ali Metin'e: “Acele olarak Fevzi Paşa'yı telefonla ara, bul ve hemen buraya gelmesini söyle.” diyor. 

Ali Metin, Fevzi Paşa'yı telefonla arayıp bulduğunda, Fevzi Paşa da Atatürk'ün yanına gelmek üzere, hemen evden çıkmakta olduğunu söylüyor. Fevzi Paşa, Atatürk'ün yanına girince, Atatürk ona bir kağıt kalem uzatıp: “Bugün gördüğün rüyayı yaz ve bana ver.” diyor. 

Kendisi de bir kağıt kalem alıp aynı şekilde o gün gördüğü rüyayı, Fevzi Paşa'ya vermek üzere yazmaya başlıyor. Yazma işi bittikten sonra, her iki paşa da karşılıklı olarak yazdıklarını alıp okuyorlar ve okuma işi bittikten sonra birbirlerine bakıp sevinçle gülümsüyorlar. Her ikisinin de yazdıklarını kendi kağıtlarından okuyan Çavuş Ali Metin, her iki kağıtta da şu rüyanın yazılmış olduğunu görüyor: Hz. Peygamber (SAV) Efendimiz, Hacı Bayram-ı Veli'ye diyor ki: "Mustafa'ya söyle, korkmasın, sonunda zafer onların olacak."